Türkiye İş Dünyasının Batı Yönetim Literatürüyle Mantık Evliliği.

ÖZET FİKİR

Günümüzün modern kent yaşamı, birkaç nesil öncesine kadar varlığını sürdürmüş kolektif yaşam tarzı sayesinde doğal olarak karşılanmakta olan “ait olma”, “güvende hissetme” ihtiyaçlarımızı aynı kolaylıkla karşılamıyor. 

Bir yanda modern yaşamın konforu ve mutlu olma ideolojisi öte yanda yüksek belirsizlik ve gittikçe artan anlam arayışı arasındaki bilişsel gerginliğimiz profesyonel performansımızı olumsuz etkiliyor.

Yönetim literatürünün büyük bir kısmı batılı hocalar tarafından batıda ortaya çıkmış problemleri gözleyerek kurgulanmıştır.

Türkiye’de yöneticiler, özellikle bireyin DÜŞÜNCE VE DEĞERLERİYLE şekillenen “çatışma”, “delegasyon problemleri”, “iletişim problemleri” ve benzeri zorlukları doğru analiz edebilmek ve etkili şekilde başa çıkabilmek için batılı meslektaşlarının bildiklerinin yanı sıra “yerel kültürler”, “sosyal kodlar” gibi farklı bilgilere de sahip olmak zorundalar.

SAPTAMA

İnsanoğlu çağlar boyunca yüzleştiği büyük sosyolojik değişikliklere  adapte olabilmiş ve ait olma, güvende hissetme gibi en temel içgüdülerini tatmin etmek için farklı düşünme-davranma modelleri ve değer yargıları geliştirmiştir.

Günümüz Türkiye’sinin sosyolojik koşullarıyla 50 yıl öncesinin sosyolojik koşulları arasındaki en büyük farklılıklardan birini bu söz konusu YENİ DEĞERLERLE YAŞAMAK olarak işaret edilebilir.

GLOBAL YARIŞIN YEREL PROBLEMLERİ

Türkiye, 1950’lerde ağırlıklı olarak tarım odaklı KOLEKTİFÇİ KIRSAL yaşamdan, fabrikaların bol olduğu BİREYSELCİ KENT yaşamına oldukça hızlı bir geçiş yaşamıştır.

Mülakatlar, ücretler, emeklilik, terfiler, performans değerlendirmeleri gibi “MODERN KAPİTALİST ÇALIŞMA YAŞAMININ” yöntem ve kurallarını da bu değişimi 150 yıl önce tamamlamış olan batıdan olduğu gibi almış ve bu kurallarla yaşamak için batının tecrübe ettiği sosyal dönüşümü tamamlamadan kullanmaya başlamıştır.

Bu durum Türkiye iş dünyasını, batı iş dünyasının yüzleştiği güncel global zorlukların yanı sıra, henüz gelişimini tamamlamadan (erken) doğmuş bir bebeğin çevre şartlarına uyum sağlarken yaşayabileceği zorluklara benzetebileceğimiz bir dizi YEREL ZORLUKLARLA da yüz yüze getirmektedir.

PROBLEM

Modern kent yaşamı, birkaç nesil öncesine kadar varlığını sürdürmüş kolektif yaşam tarzı sayesinde doğal olarak karşılanan “ait olma”, “güvende hissetme” ihtiyaçlarımızı aynı kolaylıkla karşılamıyor.

Dolayısıyla iş dünyasının yakın tarihe kadar SOYUT ve ÖNEMSİZ bulduğu “Kişisel Farkındalık”, “Duygusal Zeka”, “İlişki Yönetimi” gibi beşeri yetkinlikler, başarı için “iş (teknik) bilgisi” kadar, belki de daha önemli hale geldi.

Yönetim literatürü ağırlıklı olarak batılı hocalar tarafından batıda ortaya çıkmış problemleri gözleyerek kurgulanmıştır

Özellikle İNSANIN DÜŞÜNME VE DEĞERLERİ ile şekillendiği kabul edilen “çatışma”, “delegasyon”, “iletişim” alanlarındaki problemleri anlamak ve çözmek için kurgulanmış Duygusal Zeka, İlişki Yönetimi, Kişisel Farkındalık benzeri modelleri Türkiye’de kullanırken dikkatli olmamız gerekir.

Her modeli olduğu gibi kullanmak yerine, literatürdeki çerçeveyi olduğu gibi alıp final kurguyu yerel sosyal kodları göz önüne alarak hareket edilmelidir.

Türkiye’nin kültürü, sosyal kodları, cinsiyet rolleri, lider takipçi dinamikleri göz önünde bulundurulmalı ve ÇÖZÜMLER yerelleştirilmelidir.

ÇÖZÜM ÖNERİSİ

Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlerin her düzeydeki yöneticileri (ve yönetici adayları), batılı meslektaşlarının bildikleri yanı sıra aşağıdaki kısıtlı sayılabilecek listede işaret edilen alanlarda da bilgi ve beceri sahibi olmalıdırlar.

  • Türkiye’de iş gücünü oluşturan profilin sosyolojik yapısı ve bunun bireysel farkındalık üzerindeki etkisi.  (Farklı profildeki çalışanların hayatı hangi değerler çerçevesinden yorumluyor olabileceği algısı) (bkz.Türk Sosyoloji Tarihi, Sosyolojide Temel Fikirler)
  • Yöneticiler, literatürde önerilen çatışma yönetimi modellerini kullanırken, Türkiye coğrafyasının çatışmaları geleneksel olarak nasıl çözmeyi tercih ettiği bilgisine, ve bununla ilgili kültürel kodlara hakim olmalı. (bkz.Türkün Aklı Nasıl Çalışır?, Türk Kültüründe Yönetmek, Kültür Haritası)
  • Yöneticiler, kadın ve erkeklerin iletişim algoritmalarındaki farkları anlamalı ve sosyal rolleriyle ilgili geleneklerin, sosyal kabul gören kodların kültürün farkında olmalı.(bkz Sen Beni Kesinlikle Anlamıyorsun, Türk Kültüründe Yönetmek, Kadınlar Nasıl Karar Verir)
  • Yukarıdaki yerel kavrayışla kuşaklar arasındaki görüş ve değer farklılıklarını yönetmek.(bkz. Kişisel Liderlik, ve TA iletişim Modeli)
  • Kültürel Zeka kavramı, ilgili modelin boyutları ve Türkiye’nin bu harita içerisindeki yeri.
  • DUYGUSAL ZEKA (Daniel Goleman) modelini irdelemeli ve etkili bir şekilde uygulayabilmek için aşağıdaki kavramlara da hakim olmalı
  • Transaksiyonel Analiz (TA) İletişim Modeli
  • Durumsal Liderlik Modeli 
  • Kadın-Erkek iletişim ve karar verme algoritmaları arasındaki farklar

Öğrenme İçin İlgili Kaynaklar

Pearson Türkiye işbirliğiyle hazırlanmış Liderliğin Esasları Profesyonel Gelişim Programı, varlığını iş dünyasında sürdüren her profesyonelin yaşam kalitesine katkıda bulunacak şekilde kurgulandı.

İkişer günlük 3 modülden oluşan oturumlar bireyin öz farkındalığını destekleyen kavramlara odaklanarak başlayıp, organizasyonun en tepesinde ihtiyacımız olacak yetkinliklerle odaklanarak bitiyor.

0530 2901244
Selim Geçit Temmuz 2020

Selim Geçit – Ekim 2019

Leave Comment